Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Türkçe Soru Çözme Taktikleri


Ana Düşünce: Yazılı ve ya sözlü anlatımın bize aktarmak istediği düşüncesine denir. Ana düşünce paragraftaki diğer düşünceleri denetleyen ve kendine bağlayan düşüncedir. Bu nedenle yargı kapsamı bakımından paragrafın tümünü karşılar.
Pratik Yol ! Ana düşünceyi bulmak için paragrafa “Bu konuda yazarın düşüncesi nedir?” sorusunu sormak gerekir.


Yardımcı Düşünceler: Ana düşünceyi güçlendirmek amacıyla paragrafta yer alan diğer düşüncelerdir. Bu nedenle yargı kapsamı bakımından paragrafın ancak bir kısmını karşılayabilirler.


Ana Düşünce Cümlesinin Özellikleri:
1) İlk cümleye, şimdi yazar niye böyle düşündüğünü açıklayacak değerlendirmesiyle bakabiliyorsak o cümle ana düşünce cümlesidir.
Sanatın dili, evrenseldir. (Ana düşünce)
2) Bağlaçlardan sonra gelen cümlelere dikkat edilmelidir. Çünkü bağlaçlar genelde ana düşünceye geçildiğini uyarırlar.


Giriş Cümlesi
1) Paragraf tamamlama düzeyinde olursa: anlatımı yapılan konu bulunur ve bunun birinci cümle ile olan kavramsal geçişlere dikkat edilir.
İnsanlar programlı çalışmalıdır.
2) Seçenek düzeyinde olursa: içinde bağlaçların ve bu görevli işaret zamirlerinin ve işaret sıfatlarının bulunmadığı cümle seçilir.
Örneğin;
Hangisi bir yazının giriş cümlesi olmaya uygundur.
a) Romancı, bu konulara daha çok eğilmelidir.
b) Şair, bunları hayattan alır bize anlatır.
c) Her gün bir dergi okumanın da kültürümüze katkısı olacaktır.
d) Sanatın insanı geliştiren bir yanı vardır.
Burada doğru cevap “d” seçeneğidir. İçinde bağlaç ve bu görevli işaret zamiri ve ya işaret sıfatı bulunmamaktadır. Giriş cümlesi olmaya uygundur.
3) Bu parça (paragraf) hangi sorunun yanıtı olarak yazılmış olabilir diyen sorularda cevap giriş cümlesidir. Çünkü sorulan soru paragrafın konu cümlesini oluşturur. Bu yüzden birinci cümleye özellikle dikkat edilmelidir.
4) Hangisi parça ikiye bölünürse ikinci paragrafın giriş cümlesi olur diye sorular olabilir. Bu sorularda cümleler numaralanmıştır. Birinci cümlenin konusu ve bakış açısı belirlenerek diğer cümlelerin olup olmadığına dikkat edilmelidir.
5) Numaralanmış cümlelerden hangisi paragrafta yer almamalıdır diyen sorularda da aynı yöntemi uygulamalıyız.
6) Konu başlığını bulmak: Konu başlığı sorulan sorularda aynı düşüncenin ve ya konu cümlesinin temel kavramlarını bir araya getirdiğimizde konu başlığını buluruz.
Örneğin;
Romancının görevi halkı aydınlatmak olmalıdır.
Bu cümleyle başlayan bir parçanın başlığı “Romancının Görevi” olabilir.


ANLATIM ŞEKİLLERİ
1) Betimleme (tasvir etme); izlenim uyandırma.
2) Öyküleme (hikaye); olayların içinde yaşatmak.
3) Açıklama; bilgilendirme.
4) Tartışma; düşünceyi geliştirme.


DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI
1) Tanık gösterme; uzman kişilerin sözlerini kullanma.
2) Kanıtlama; sayılar kullanma,
3) Örnekleme; konu hakkında örnekler verme.
4) Karşılaştırma; birden çok yargının özelliklerini karşılaştırma.
5) Tanımlama; yargının tanımını yapma


Paragrafın Başlığı:
Bir paragrafın başlığı konu ve ana düşünceyle doğrudan ilgilidir. Başlık,konu ve ana düşüncenin bir çeşit özetidir.Başlık paragrafın tamamını kapsar.
Paragrafın başlığını bulurken paragraf okunduktan sonra ilk ve son cümle tekrar okunmalıdır.Bu cümleler genellikle konuyu ve ana düşünceyi verir.Başlık ana düşünceyle özellikle de konuyla ilgilidir.


Paragraf sorularının çözümünde yararlı olabilecek birkaç hususu bilmek gerekir: 


1.Önce soru okunur.
2.Daha sonra parça (metin) okunur. 
3.Parça okunurken, önemli yerlerin altı çizilir. (Önemli yer, sorunun cevabı olabilecek olan yerdir)
4.Cevap bulunurken, yazıda anlatılanlar dikkate alınmalıdır. Kendi görüş ve düşüncelerimize göre hareket edilmemelidir. 
5.Doğru seçenek bulunurken yanlış seçenekler elenmelidir. 

24 Haziran 2012 Pazar

KPSS sınavında çıkabilecek Türkçe soruları



1. "Renk" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde başka sözcüklerle kalıplaşarak "neşe, canlılık

ve değişiklik kazandırmak" anlamına gelen bir söz grubu oluşturmuştur?
A) Bir gün de, işe daha fazla renk vermiş olmak için eve büyükçe bir kutu getirdi ve bu
kutuda dinamit olduğunu gizlice hanımına söyledi.
B) Albümde rengi uçmuş, kenarları yenmiş, yırtılmaya yüz tutmuş bir fotoğrafı vardı.
C) Kadınlar, bu defa onu dükkanın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar, o renkten
renge girdi, bir şey söyleyemedi.
D) Sanat şahsi oldukça, şahısların renk renk bir kalabalık olduğu anlaşıldı.
E) Renkli bir yaşantısı vardı, dostları çok, parası çok, eğlencesi yerindeydi ama yine de
mutlu saymıyordu kendini.
2. Sözün pişirilmesi ne hoş bir eylem (I). Yaşamın anlamı ancak o zaman kendini gösterir (II). Böyle
bir ortamda insan duyduğu sevinçle işlerini tıkır tıkır yürütür (III). Başkalarına karşı utanılacak
davranışlardan uzaklaşmış olur (IV). Sözü tavına getirip söylemek gerekir (V). Sözünü bilen
kişiler ne saygı duyulası insanlardır (VI). Birinci cümledeki altı çizili sözle anlamca özdeş bir söz

hangi cümlede kullanılmıştır?
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.
3. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
A) Uyanınca bütün yıldızların söndüğünü gördüm.
B) Söktüğün bu vidayı atma, işimize yarayabilir.
C) İzmir’in varlıklı ve soylu ailelerinden birinin tek erkek çocuğuydu.
D) Onu biraz üzdüm ama pişman olup özür diledim.
E) Yolcuların birçoğu renksiz insanlardı, kimse tanımıyordu onları.
4. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi gerçek anlamı dışında kullanılmıştır?
A) Bu binanın biçimi benim hoşuma gitmedi.
B) Oraya yapacağımız geziyi haftaya bıraktık.
C) Dikkatle dinledim ama söylediklerinden birşey anlayamadım.
D) Gelenlerin arasında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlı olanlar da vardı.
E) Evi, sade sesiyle değil vücudu ile de doldurdu.
5. "Yürümek" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "mecaz anlamıyla" kullanılmıştır?
A) Yaşlıca bir erkekle biraz şişmanca bir kadın, göle doğru yürüyorlardı.
B) Edinilen bilgilere göre iklim değiştikçe buz dağları güneye doğru yürüyormuş.
C) Çocuk daha bir yaşına basmadan yürüdü.
D) Nisan ayında dalların en uç kısımlarına bile su yürür.
E) Önceleri korkuyordu ama şimdi neşesi yerinde çünkü işleri iyi yürüyor.
6. Bu eserleri devlet emniyet altına alır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili söz grubuyla aynı

anlama gelen bir sözcük kullanılmıştır?
A) Bu konuda biz ona güveniyoruz.
B) Bu yollar çok tehlikeli, aman dikkatli ol!
C) Türk genci vatanını korur.
D) Bu insanlar her zaman size yardım eder.
E) Bu şiirler her zaman eski önemini koruyor.
7. Bütün sevgileri atıp içimden varlığımı yalnız ona verdim ben. "vermek" sözcüğü aşağıdaki

cümlelerin hangisinde bu dizedeki anlamıyla kullanılmıştır?
A) Yağmur ara vermeden yağıyor, sanki gök yere iniyordu.
B) Eğer kendini derslerine verirsen başarılı olabilirsin.
C) Ben vatana her şeyimi verdim, başka bir şey yok gözümde.
D) Bu yarışmadan sonra ona ödülünü o dönemin valisi verir.
E) Bana milletimin verdiği bu değerden çok memnunum.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim kullanılmıştır?
A) Çocuk bu gece sabaha kadar ağladı ve bizi hiç uyutmadı.
B) Bu kitabı okuyunca bazı gerçekleri daha iyi anlayacaksın.
C) Onun bu vurdumduymazlığı herkesi çileden çıkartıyordu.
D) Renk körü olanların ehliyet alması mümkün değil.
E) Renk vermiyor ama üzüldüğü her halinden belli.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim açıklaması ile kullanılmamıştır?
A) Sen bu çocuğa fazla yüz veriyorsun, hoşgörülü davranıp şımartıyorsun onu.
B) O, senin yüzüne gülüyor, sana yalandan dost görünüyor, sakın aldanma ona.
C) Onun söylediği her şeyi yapıyor, bir dediğini iki etmiyordu.
D) Bu işi beceremedi, yüzüne gözüne bulaştırdı yine.
E) Bu beldede kocaman işler göreceğini herkese parmak ısırtacak eserler ortaya koyacağını
düşünüyordu.
10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde beğenme, takdir vardır?
A) Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış.
B) Ben sana sevmeyi öğretemedim.
C) Böyle güzel gördün mü sen gözlerim?
D) Ben böyle aşka aşk mı derim.
E) Mecnun misali yanmak gerek.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikinci birincinin yorumudur?
A) Rengi sapsarı, sanki sarılık geçirmiş.
B) Burası sanki cennet, her şey çok güzel.
C) Aslan gibi çalışıyor, hiç durmak bilmiyor.
D) Sanki hasta, yüzü kızarıp bozarıyor.
E) Sözü yarıda kesti, sonra çekip gitti.
12. l. Ahmet Mithat sanatı amacına feda etmiş bir yazardır. II. Halkın okuma zevkini artırmak, halkı
bilgilendirmek için yazdığı romanlarda olayların akışını sık sık keserek bilgi vermeye kalkışması
roman tekniği bakımından affedilir bir hata değildir. III. Bunlara rağmen o, halkını seven, topluma
bir şeyler vermek için çırpınan bir yazardır. IV. Bütün bu teknik kusurlarına karşın o, yine de çok
okunan bir yazardır. V. Dil yönünden çağdaşlarına göre sadedir.
Yazar hakkında hangi cümleden itibaren olumlu şeyler söylenmeye başlanıyor?
A) l B) II C) III D) IV E) V
13. Hangi cümle "başkalarının yaptığı gibi" anlamını içermektedir?
A) Bir de sen anlat konuyu.
B) Sen bu işi de yap
C) O da seninle mi gelecek size?
D) Siz bu konuda da yanıldınız.
E) O şiirini de çok beğenmiştim.
14. "Sabır ilmin yarısıdır, sabırla koruk helva olur." Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu yargıyla çelişir?
A) Acele işe şeytan karışır, temkinli olmak gerekir.
B) Dikkatli olmalısın, acele giden ecele gider.
C) Ayağını çabuk tutmalısın, sona kalan dona kalır.
D) Yol yürümekle borç ödemekle tükenir, çalışmalısın.
E) Üzüm üzüme baka baka kararır, arkadaşını iyi seç.
15. I. Yaylaya çıkmanın ayrı bir zevki vardır köyde. II. Erkenden yola çıkılır. III. Anneler çocuklarının
koynuna ekmek parçası koyarlar. IV. Yoksa çocukları dağ çarpar. V. Batıl bir inanış da olsa bu
gelenek öteden beri sürüp gelmektedir. VI. Yayla, yaşlının gencin nazlı sevgilisidir.
Bu parçadaki numaralandırılmış cümlelerin hangisi kendisinden önce gelen cümlede bildirilen işin

nedenini açıklamaktadır?
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.
16. Aşağıdaki dizelerin hangisinde "yaşamın sürdürülmesi arzusu" vardır?
A) Ölüm, bu tılsımlı diyarların çocuğu Ölüm, ölümsüzün nazar boncuğu
B) Ölümden korkum yok, ayrılık beter Bu dertle düşünüp, kahrolmak yeter
C) Ölümü öldürseler, olmazsa hayata son Ecel kuşu yakın gelme uzak kon
D) Günlerim geçiyor, çare yoktur ölüme Ölüm bir gün gelip konacaktır gülüme.
E) Ölüme meydan oku, ölümü sen hiçe say; Özün bağlıysa Hakk’a senin ölümün kolay
17. İfade, yalnız kalbin hareketlerine göre değil, dış dünyanın durumuna göre de değişmeli, inişli

çıkışlı olmalıdır. Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle aynı anlamdadır?
A) Duygu ve düşünceler anlatılırken hem duygusal hem de fiziksel değişimler göz önünde
bulundurularak, tekdüzelikten uzak olunmalıdır.
B) İfadede (anlatımda) en önemli husus, tek düzelikten uzak olmaktır.
C) Anlatım renkli, canlı ve ahenkli olmalı, anlatımda hem dış dünyaya, hem de iç dünyaya
yer verilmelidir.
D) İfadede (anlatımda) hayatın inişleri, çıkışları gözönünde bulundurulmalıdır.
E) İfade hem kalpten olmalı hem de gerçeklere uymalıdır.
18. Roman, tiyatrodan ayrı bir edebiyat türüdür. Romanda insan yaşadığı zaman, yer ve sosyal

çevre içinde derin ve ayrıntılı bir şekilde ele alınır. Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye en yakın

anlamdadır?
A) Roman, insanı yaşadığı çevre ile birlikte ele aldığı için tiyatrodan daha etkilidir.
B) Tiyatro romana göre daha kısa bir edebiyat türüdür.
C) İnsanı daha derin ve ayrıntılı bir şekilde anlatan roman bu yönüyle tiyatrodan ayrılır.
D) Romanla tiyatro insana bakış açılarıyla birbirlerinden ayrılırlar.
E) Roman okunmak için yazıldığından uzun, tiyatro oynanmak için yazıldığından kısadır.
19. Bu eserde psikolojik tahlillere (çözümlere) pek yer verilmemiştir. Aşağıdakilerden hangisi içerik

bakımından bu cümleyle aynı doğrultudadır?
A) Romanın ağırlık noktasını, Karabibik’in günlük hayatı oluşturur.
B) Âdeta yarı hayvansı bir ömür süren Karabibik’in iç dünyası yoktur.
C) Yazar onun bazı düşünce anlarını anla-
D) Bu romanda kişiler arasındaki sosyal ilişkiler ekonomiktir.
E) Romanda tabiat ve eşya tasvirlerine de yer verilir.
20. Aşağıdaki dizelerin hangisinde yanlışlarından dolayı bir kişiye yönelik uyarma söz konusudur?
A) Yutan döşeklerden fırla, beri gel!
B) Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı!
C) Korkma, seninle sona erecektir karanlık!
D) Boş ver artık çılgınlıklara, kendine gel gayri!
E) Paydos, tüm kötülükler, merhaba nurlu ufuklar!
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçekleşmemiş bir beklenti söz konusudur?
A) Bildiği beş soruyu dalgınlıktan yanlış yapmış.
B) Onun bu yıl sınavı kazanacağını umuyorum.
C) Takımımız geçen yıl şampiyondu ama bu yıl başarılı olamadı.
D) Sen bu boyunla basketbol takımına elbette girebilirsin.
E) Onun bu soruları çözeceğini sanmıştım.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden sonuç ilişkisi vardır?
A) Bu işi bitireyim de seninle oynayalım.
B) İstanbul’a gittim de söylediklerini getiremedim.
C) Hastamız iyi olsun da para önemli değil.
D) Çok sıkıntı çekmiş de kıymetini bilen olmamış.
E) Adam on beş yıl dirsek çürütmüş de bizim imrendiğimiz bu makama gelmiş.
23. Aşağıdakilerin hangisinde "biri ötekinin açıklayıcısı olarak birbirine bağlanan" iki yargı verilmiştir?
A) Güneş batmak üzereyken denizin seyrine doyum olmaz.
B) O, bu sınavda da istediği başarıyı gösteremedi demek ki daha birçok noksanı var.
C) Bu soruları cevaplamak için ter döküyor.
D) Sizi her gün arıyorum, ama siz beni hiç aramıyorsunuz
E) Bu işi bitirdik şimdi ötekine başlayabiliriz.
24. Yıllardır koşturup duruyorum (l). Bir gaye uğruna koşuşturmaktan güzel ne olabilir ki? (II). Bu beni
hayata bağlıyor, yaşama sevinci veriyor bana (III). Gel gör ki insanların çoğu koşuşturmanın
sebebini anlamıyorlar veya anlamazlıktan geliyorlar (IV). Ne çıkar hiç kimse anlamasa da ben
hak bellediğim yolda yalnız gitmeye kararlıyım (V).
Hangi cümlede "yakınma" vardır?
A) l B) II C) III D) IV E)V
25. Yeni dil, nasıl yaşanılan günlük hayatın içindeyse, gerçek güzellik ve milli ruh da yaşanılan
hayatın içindedir. Yukarıdaki cümlenin içerdiği yargının değişik bir ifadesi aşağıdakilerden hangisi

olabilir?
A) Güzellik ve milli ruh dil gibi hayatın içinde yer alan vazgeçilmez somut gerçeklerdir.
B) Güzellik, gerçeklik ve milli ruh, yeni bir dille anlatılabilir.
C) Yaşanılan hayat, güzellik ve milli ruhu içinde bulunduran bir dildir.
D) Yeni düş gibi yaşanılan hayat da bir gerçekliktir.
E) Yaşadığımız hayatta güzelliğe ve milli bir ruha da ihtiyaç vardır.
Cevaplar
1. A  11. A   21. E
2. D  12. C  22. E
3. E  13. A  23. B
4. E  14. C  24. D
5. E  15. C  25. A
6. C  16. C
7. C  17. A
8. D  18. C
9. E  19. B
10. C  20. D

28 Mart 2012 Çarşamba

SIFATLAR



Sıfatlar ikiye ayrılır

A. NİTELEME SIFATLARI: Varlıkların renklerini, biçimlerini, durumlarını bildirirler. Varlığa nasıl sorusunu sorduğumuzda karşılık olarak bulduğumuz kelimelerin hepsi NİTELEME SIFATIdır.
1. İşaret Sıfatları: Varlıkları işaret yoluyla belirtirler (Bu çocuk çok yaramaz, Şu defter senin mi?...)
2. Sayı Sıfatları: Varlıkların sayılarını belirten sıfatlardır. Dörde ayrılır:

  • a) Asıl Sayı Sıfatları:
  • Asal sayılarla ifade edilirler (üç kalem, Adamın onüç biberonu var...)
  • b) Sıra Sayı Sıfatları:
  • Varlıkların sırasını belirten sıfatlardır (birinci ıraya geç, üçüncü çocuk...)
  • c) Üleştirme Sayı Sıfatları:
  • Varlıkları bölüştürürlen kullanılan sıfatlardır. (İkişer ikişer pay edelim. beşer kilo...)
  • d) Kesir Sayı Sıfatları:
  • Bütünün bölünen parçalarını ifade eden sıfatlardır.(yarım düzine, çeyrek ekmek, dörtte üç peynir...)

3. Belgisiz Sıfatlar: Varlıkları belli belirsiz belirten sıfatlardır. (bazız günler, birkaç adam, hiçbir gün...)
4. Soru Sıfatları: Varlıkarı soru yoluyla belirten sıfatlardır. (Hangi çocuk, kaç kitap, nasıl elma...)
SIFAT TAMLAMASI:
İsimlerin sıfatlarla oluşturdukları tamlamalara SIFAT TAMLAMASI denir.
Bir sıfat tamlamasında tamlayan sıfat, tamlanan isimdir. Buna göre bir kelimenin sıfat olup olmadığını anlamak için, cümle içinde oluşturduğu tamlamaya bakılmalıdır. Bir kelime sıfat ise, mutlaka ondan sonra gelen bir isim bulunmaktadır.
Yaşlı adam güçlükle yürüyordu.
Birkaç çocuk ormana doğru koşuyordu.
Okuldan eve on beş dakikada varmış...
SIFATLARDA PEKİŞTİRME: 
Yamyassı bir burun... Koskocaman bir kulak... Kapkara bir ten... Yemyeşil iki göz...
a) İkilem dedğimiz aynı sıfatın tekrar edilmesi yoluyla:
uzun uzun kavaklar, tatlı tatlı bakışlar, iri iri taşlar, kara kara gözler, büyük büyük binalar, geniş geniş yollar...
b) Tekrar edilen sıfatların arasına "mı" getirilerilerek yapılarn pekiştirme;
tatlı mı tatlı nar, güzel mi güzel çiçekler, kara mı kara gözler, beyaz mı beyaz gömlekler, uzun mu uzun kollar...
c) Bazı isimler tekrar edilerek sıfat olarak pekiştirilmiş biçimde kullanılırlar:
dilim dilim karpuz, sıra sıra kamyonlar, avuç avuç para, sepet sepet üzüm, sürü sürü koyunlar...
d) Birbirine anlam bakımından yakın olan ve uygun getirilen kelimelerle yapılan pekiştirme:
açık saçık söz, kırık dökük eşya, anlı şanlı paşa, eğri büğrü yazı


B. BELİRTME SIFATLARI: Varlıkları; işaret, sayı, belirsizlik veya soru yönelterek belirten sıfatlara BELİRTME SIFATLARI denir. Belirtme sıfatları dörde ayrılır.
Yapılan işlem sıfatları pekiştirmektir.
Sıfatlar başka şekillerde de pekiştirilirler Bunlar sırasıyla:
NOT: Sıfatlar cümlede yüklemin anlamını tamamladıkları zaman ZARF TÜMLECİ olurlar. Böylece bu sıfatlar, zarf tümleci olarak isimlendirilirler.
Adam, kıpkırmızı oldu. Rüzgar tatlı tatlı esiyordu, Bazıları abuk sabuk konuşuyor
Cümlelerde koyu yazılmış kelimeler, pekiştirme sıfatları gibi gözükmelerine rağmen, cümlede zarf görevini üstlenmişlerdir.